Dilwale Dulhania Le Jayenge

by - Eylül 07, 2014

Bugünkü postu böğrümdeki ergen ve içimdeki fangirl ile birlikte yazıyorum. Uzunca bir yazı olacak. Ayaktaki okuyucularımız yerlerine oturup, kemerlerini bağlasınlar. Koptuk geliyoruz. Filmimiz Dilwale Dulhania Le Jayenge. Cesur yürek gelini alır ama ne alır, alırsa adam gibi alır, efsane olur, destan yazar.



Konumuz şöyle; Bir zamanlar Londra’da, sevimli mi sevimli, hayaller kurup aşığını bekleyen, körpecik tazecik güzeller güzeli bir Simi vardı. Simi’nin höt dedim mi herkesleri susturan babası, kızçesini arkadaşının kro oğluyla nişanladı. Babasının sözünden o güne kadar hiç çıkmamış olan Simran, o gün de çıkmadı ve evliliği kabul etti. Lakin son bir arzusu vardı; arkadaşlarıyla bir veda- bir aylık Avrupa gezisi. İşe bak sen olan oldu ve bu taş kalpli baba kızının son arzusunu kabul etti. Ne sandınız ya, kader chupke chupke ağlarını örüyor, hikayemizin kahramanı hiç beklenmedik olaylar silsilesine doğru savruluyordu.

Simran’ın evinde tüm bunlar yaşanırken, Londra’nın diğer bir köşesinde yakışıklı mı yakışıklı, datlu mu datlu mu, kızların görünce kalbinin dan dan diye attığı, kaynanaların görünce tansiyonlarının tavan yaptığı, sevimli gamzeleriyle, mandoliniyle, iki saf arkadaşı, kendisi gibi şeker babasıyla birlikte yaşayan bir Raj Malhotra vardı. 



Kaderin muazzam örgüsüyle, bu iki genç aynı Avrupa gezisine gidecek trende buluşurlar. Ve birbirleri için yaratıldıklarından henüz haberi olmayan ikilimiz, Raj’ın bir oyunuyla sözde vagonda mahsur kalırlar.

Her seferinde “kızlardan nefret ediyorum” dese de Raj’ımız özünde tam bir çapkın, adeta bir Tom Cruise'tur. Ne var ki Raj’ın Simranı oltaya getirme numaraları bir türlü sonuç vermez. Simi, Raj’ın bildiği kızlardan değildir çünkü. Simi’nin bir arkadaşı olaya müdahale eder ve zoraki esaretten kurtulurlar. 






Sıra bir Avrupan partisine katılmaya gelir. Kızlar bu in cin top oynayan operada sıkıntıdan çatlamak üzereyken, Bay kurtarıcı ve çetesi mekana teşrif ederler ve bu sıkıcı parti yeni bir imaja bürünür. Raj’ın kendisine yapılan kurla arkadaşına asıldığını gören Simi duruma el koyar ve Raj’a meydan okur. Bay kurtarıcı, hadi ayıp olmasın diye biraz centilmen olup piyona çalamama numarası çekse de sonradan tüm hünerini sergiler.

Hali hazırda elin Avrupa’sında nasıl oluyorsa söyleyeceği şarkının adımlarını tıpatıp bilen, son derece atletik garsonlarla Simran’ı delirtip, izleyenleri büyüler.
Simran tam şimdi kurtuldum bu zır deliden derken, her seferinde kader onları bir araya getirir. Simranın henüz anlamadığı şeyse Rab Ne Bana Di Jodi.

Bu kez de Zürih'e giden tren kaçar ve Simran şöyle bir tutuşta kopuveren kıytırık elbisesiyle sokakta kalakalır. Tabi ki Raj'da yanı başındadır. Ona güvenmeyen Simi, kendi çabalarıyla ayakta kalmak ister. Fakat,  yaban ellerde polislerce yanlış anlaşılır ve yine Bay kurtarıcısı Raj‘ın kollarında bulur kendini. Önce çok sinirlenir.  Sonradan yaptığından pişman olur ve “I am sorry” der. “Its alright Senorita. BÖYLE BÜYÜK BÜYÜK ŞEHİRLERDE KÜÇÜK KÜÇÜK HATALAR OLUR diye cevaplar Raj. O deyiş bu deyiş bu replik patlar gider. İsveç'ten Hindistan'ın ücra kasabalarına, Dil Bole Hadippa'dan Chennai Expresste'kilere kadar gelir ünü. 


Tam işler tıkırında giderken, kader hikayemize bir örgü daha ilmek atar. Kiralık gıcır gıcır araba bozuluverir. Raj, başlarını o gecelik sokacak pembe panjurlu sıcak bir yuva bulur ve Simran'ı odaya getirir. "Çakkaallll" seni diyenleriniz olmuştur. Hah işte Simran da böyle zanneder. Koşarcasına odadan uzaklaşır. Ahıra gider, ciddi ciddi ahıra gider. Raj’da gelir peşi sıra. Simran’a göre aynı odada uyumak bir sorunken, aynı ahırda uyumak bir sorun oluşturmaz! Beraber ıslanırlar yağan karda, beraber uyurlar aynı çatı altında, ekmeklerini değil ama burgerlerini bölüşürler aynı ahırda.

Derken zifiri karanlık çöker ve soğuk iliklerine işlemeye başlar. Raj, bu işe de bir el atar. Ve soğuktan korunmak için içki içerler. !odada uyumaktan daha mantıklıdır çünkü! İçkiyi bir tık fazla kaçıran Simi ve Raj geceden sabaha fütursuzca şarkı söyler, havuzlarda yüzer, dağlarda yuvarlanır, elbise ve şeker çalarlar. Ayılıp dönecekleri yer kürkçü dükkanı değil, Raj’ın kiraladığı odanın ta kendisidir. Ayılıp gözlerini açtığında güzel kahramanımızı bir sürpriz beklemektedir.


 İNTERMİSSİON - DEVAM EDECEK 
*konumu dedim. Tamam abarttım, ama kekimi de kabarttım.

Devamı için tık tık.

Benzer Yazılar

12 yorum

  1. oo tam benlikmiş bu blog desene;)
    izleme butonun yok yalnız olsa güzel olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, mevzu DDLJ olunca kendimi tutamıyorum. Blogun özelliklerini yeni yeni keşfediyorum ilgilenirim inşallah

      Sil
  2. DDLJ'yi ben de pek severim, Raj'ın etrafta "senyorita senyorita" diye gezinmesi mi dersin, efsane müzikleri mi dersin, Simran'ın "daha önce hiç görmediği bir yabancının hayali" ile yaşaması mı dersin, hepsini özlemişim, yazını okurken nostalji yaptım, ellerine yüreğine sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler senyorita böyle küçük küçük bloglarda yeni yeni misafirler görmek çok hoş :)

      Sil
  3. Dilwale candir ya bendeki yeri ayridir :) rajla simranin aşki baskadir :D hele bu filmi sinemada izleme imkani bulmussaniz dunyalar sizindir :) tekrar bize bu degerli filmi hatirlattiginiz icin tesekkurler.. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok şükür izledim İstanbulda öyle bir fırsatım oldu :) DDLJ dev ekranda daha bir başka güzeldir

      Sil
    2. ilk yarısı sıkıcı olsada ikinci bölm çok güzeldi.Son sahnelerde SRK dayak yeme konusunu baya abartmış.

      Allahtan mutlu son olduda 3 saatimizin sonunda yüzümüz güldü...

      Sil
    3. İlk yarıda sıkıldınız demek.. banada hep avrupa maceraları çok şenlikli gelir. Ayıla bayıla izlerim oraları... Hoş bana her saniyesi çok kıymetli gerçi ; )

      Sil
    4. yazılarınızı takip ediyorum.Haftada iki üç kez yeni yazınız için sayfanızı kontrol ediyorum.
      Bollywood'un "çok bilmiş"isiniz bence.

      Sil
    5. Teşekkür ederim ❤ mevzu shahrukh khan iken çok bilmeye çalıştığım doğrudur ^^ ama diğer oyuncuları daha uzaktan takipteyim aslında.

      Sil
  4. Dün izlediğim bir filmdi müzikleri olsun konusu olsun çok hoşuma gitti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle güzel geri dönüşler alınca da benim pek hoşuma gidiyor :) DDLJ candır ♡

      Sil